30.11.2011

Hafta içi maçları

Merhabalar,

Bugün bilimsel analizlerimin bilimselliğine bir ara verip, içimden gelen, hissiyatlarımın gösterdiği doğrultudaki yorumlarımla karşınızda olacağım. Here we go :

Barcelona  - Vallecano ya da TO EVERY ACTION THERE IS A REACTION

Bildiğiniz gibi Barcelona geçen hafta Getafe'ye yenildi. Yine bildiğiniz gibi Getafe İspanyolca'da Hetafe diye okunur ama bunun konumuzla bir alakası yok. Büyük takımlar, böyle mağlubiyetlerin ardından genelde reaksiyon gösterirler ve bir sonraki maçta amiyane tabirle gol olup yağar, patlar, coşar, kelebek gibi uçar ve arı gibi sokarlar. Adeta regl olmuş ve patronundan azar işitmiş kız arkadaşlar gibidirler. Bu haldeyken onlarla karşılaşmak istemezsiniz, karşılaşsanız da her dediklerine " tamam bitanem, peki bebeğim, he canım, he tafem " derseniz iyi edersiniz. O yüzden ben de Barcelona'nin 2 handikap'a rağmen 1.45'lik oranına nikah masasındaki bir gelin çoşkusuyla EVET diyorum.

Arsenal - Manchester City ya da ÇÖLDE BİR VAHA GİBİ


Bugün böyle bir maç olduğundan haberim yoktu. Programda görünce; çöldeki bir vahadaki ultra lüks gölette çırılçıplak yüzen bir bedevi görmüş kutup ayısıymışçasına sevindim. Sonra geçti. Çünkü maçı hiçbir kanal vermiyor. SKANDAL !! Herneyse, daha önce de bu önerilerimin sezilerim doğrultusunda olacağını söylemiştim. Sezon başında futbol tanrıları, dolunay ve Gaziantepspor eski teknik direktörü Tolunay tanıklığında ettiğim kutsal bir yemin vardı. O da şuydu : Paris St Germain, Manchester City ve İBB'nin ( aka İstanbul Büyükşehir Belediyespor) galibiyetine, rakip kim olursa olsun gözüm kapalı oynayacağıma namusum, şerefim ve bilyonpuan'larım üzerine and içerim. Amin.

Abdullah Avcı'nın ayrılmasından sonra İBB'ye oynamasam yeminim bozulur mu, futbol tanrıları beni bağışlar mı, hayatım bir daha eskisi gibi olur mu... Bunlar ilahiyatçıların saatlerce tartışacağı ancak sadece beni ve futbol tanrılarını ilgilendiren bir konu. Ne var ki bunun konumuzla bir alakası yok. Arsenal'in ve Arsene'in yeri kalbimde her zaman ayrı olsa da bu maçta yeminlerim doğrultusunda Manchester City galibiyetini öneriyorum. Oranı 2,1.




Futbol tanrılarının bunlara benzediğini düşünmüyorum ama tabi saygımız sonsuz.


Parma - Verona ya da ADI ÜSTÜNDE VER O'NA

İşte geldik günün bombasına. Yıllardır süregelen başarılı bahis kariyerimde, edindiğim en önemli tecürebelerden biri seçim yaparken oranlara bakmamaktır. Diğeri de ne olursa olsun Beşiktaş'ın maçlarına oynamamak. Bu kadar alakasız sonuçlar alıp insanı yatıran başka bir takım daha görmedim.Herneyse bunun konumuzla bir alakası yok.

Bildiğiniz gibi bu mücadele bir kupa mücadelesi. Kupa mücadelesinde her zaman sürprizlere açık olmak gerekir. Programda Verona adını gördüğüm anda, ilk görüşte aşık olmuş toy bir gençmişçesine içimde kıpırtılar oldu. Herşey apaçık ortada ve adı da üstünde değil miydi ? Ver ona, ver ona, ver ona,,, Sanki Hadise'nin O Ses Türkiye'de gel bana, bana gel, bana gel demesi gibiydi. Reddetmek imkansızdı. Murat Boz da çok sempatik falandı. Ver ona'dan edepsiz anlamlar çıkaracakların sapık düşünce yapılarının içine şimdiden tüküreyimdi.


Bana gel, gel bana, Verona !





Sonuç olarak, bu tek ayaklı bir kupa mücadelesi. Verona oynadığı son 6 maçının tamamını kazanmış. Parma'da Gobbi ve Floccari yok. Kendilerini tanımıyorum ama eminim ki dürüst, ahlaklı ve başarılı insanlardır. Yani onların eksikliği Parma'yı etkileyecektir. Ben kaderin bize gösterdiği bu işaretleri her zaman değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum ve VER-İN-ONA, VER-İNİZ-ONA, VER-SENİZE LÜTFEN LAN-ONA diyorum. Oranı da 5.00 başka bir deyişle VERO NAYS !!!


Ciao !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder